Deprem zaten kanalı açacak! Cumhurbaşkanı’nın geçen gün yaptığı yeni atamalar faslından, Doç. Dr. Nurdan Memişoğlu Apaydın da DLH Marmaray Bölge Müdürü oldu. Vatana millet hayırlı olsun. Olsun da, hanımefendinin Kanal İstanbul hakkında yazdıklarını okuyunca; siz deyin 6.9, ben diyeyim 7.8 şiddetindeki bir depremle sarsıldım! Hanımefendi Marmaray müdürü mü, deprem mühendisi mi yoksa eşi emsali görülmemiş bir kahin mi anlamak zor. Bakıyor Marmara’nın haritasına 500 yıl, 1000 yıl sonrasını görüyor. “Burası zaten kendiliğinden yarılıp, Kanal İstanbul olacak” diyor. “Neden şimdiden yapmayalım” diyor. Üç cümleye, yeryüzünün meçhul evrimini sığdırıyor! Hele de karşı çıkarsanız Kanal İstanbul’a, tokadı patlatıyor alnınızın ortasına: “Kanal İstanbul’u istememek sadece akıl tutulması olabilir.” Eyvallah. Ben razıyım uçuk kaçık olmaktansa, tutuk akla! Prof. Ahmet Ercan uyarıyor Neyle laf çevirmeyi bırakalım, işi gerçekten bilen bir insanla konuşalım...
Başka bir konuyu yazma niyetiyle oturdum klavyenin başına ama dışarı çıkmam gerekince… Çıktığımda manzarayı görünce… “Of” dedi. “Ah” dedim. “Vah” dedim. “Yuh” dedim. Ve maalesef… “Nasihatle uslanmayanın hakkı kötektir!” dedim. Yanlış anlaşılmasın. “Kötekten” kastım, bazı Uzakdoğu veya Afrika ülkelerindeki gibi, eli sopalı adamların sırtları okşadığı bir uygulama değil elbette. * * * Her gün 72 bin 849 kere tekrarlanan “maske takın” uyarıları para etmeyince, il valilikleri ardı sıra “maske takmadan dışarı çıkmak yasak” kararı aldı, alıyor. Yani… Kural belli, yasa belli. “Kötekten” kastım, bu işte. Maske takmayana hiç acıma, kes para cezasını kardeşim. Yine belli ki, başka çaresi yok bu işin. * * * Çoğu kişi yaşanan kabusun farkında, bilincinde. Yaşlıca bir karı koca gördüm, yanlarında torunları… Üçü de maskelerini doğru düzgün takmışlardı. Yine bir anne, bebek arabasındaki çocuğundan maskeyi esirgememiş, doğru olanı yapmıştı. Helal...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, içinde “kamu payı” bulunan tüm kurumların canını sıkacak, çok fena bir uygulama başlattı! Adı: AçıkVeri Portalı. Gerçi çok yeni henüz. Yeterince hızlı ve kullanışlı değil. Bilgiler bazen karmaşık, bazen yetersiz. Veri alanları, tatmin etmiyor. Olsun. Yine de “şeffaflık” adına harika bir başlangıç. Halkın parasını harcayan, çoğu kez har vurup harman savuran fakat bunu gizli kapaklı yaptığı için ne halt yediği meçhul kalan ve adı “… belediyesi” ya da “… bakanlığı” veya “… müdürlüğü” olan neresi varsa; atılan bu adımdan ürkerek sus pus mu olacaklar? Yoksa “Bize haksızlık ediyorsunuz, saklayacak hiçbir şeyimiz yok, işte bakın, çok daha mükemmelini yaptık” deyip, aslanlar gibi ortaya mı çıkacaklar? Haydi kükreyin! Yalan yok. Yüzde 90 ihtimalle birinci şıkkın peşine takılacak hemen hepsi. “Sus sus sus, kimseler duymasın” şarkısı eşliğinde, saklanacak delik arayacaklar yine. Belki birazı kükremeye çalışacak. Onl...
Yorumlar
Yorum Gönder