Nedir enflasyon? Güncel tartışmanın konusu olan “sebep mi, sonuç mu” tartışmasından mı ibarettir? Yoksa 2012 Ağustos’unda yıllık enflasyonun yüzde 8.88’den, 2022 Ağustos’unda yüzde 79,60 veya yüzde 176’ya yükselmesi midir? Tüm tartışmalar bir yana, kimsenin savunamayacağı, her ocağa incir ağacı diken, gerçekten dehşet bir durum yaşanan. “Dehşet” demişken, çok daha dehşetli manzaralar da var elbet. Birinci Dünya Savaşı’nın mağlubu Almanya’da, Ekim 1923’e gelindiğinde yüzde 29 bin 500 seviyesine yaklaşan enflasyon, günlük 20.9’luk bir orana denk geliyor ve ülkede fiyatlar her 3-4 günde ikiye katlanıyordu. Sean Lang, “Avrupa Tarihi” kitabında o dönemi şöyle anlatıyor: “1923'te, Alman sanayisi durmuşken Alman markı çöktü. Enflasyon bir sorundu, fakat mark artık her saat değer kaybediyordu. Almanlar bu durumda yapılabilecek en kötü şeyi yaptılar; daha fazla parayı daha büyük banknotlar halinde bastılar; bir milyon mark, bir milyar mark, bir milyar trilyon zilyon mark. Durum ...
Tam da pandemi döneminde, Alman ZDF kanalında yayınlanmış Sløborn dizisini izliyorum.. Almanya-Danimarka-Polonya ortak yapımı olan dizi, COVİD 19’un esamesi yokken yazılmış ve çekilmiş. Kehanet falan değil. Her an kıyamet habercisi gibi peşimize salınan, tıpkı bizim korona gibi bir virüs, dünyayı teslim alıyor yine. Başrolde virüs olsa da, bir dramaya özgü bütün unsurlar var işin içinde. İlginç bir ayrıntı da, senaristler arasında 1976 yılında İstanbul’da doğan ve uzun zamandır Almanya’da yaşayan Erol Yeşilkaya’nın bulunması. Kanal yöneticileri dizinin insanları olumsuz etkileyeceğinden korkmuş ve yayından kaldırmayı bile düşünmüş bir ara. Devam etmişler ama… Bence iyi yapmışlar. * * * Çünkü korkmak iyidir böyle zamanlarda. TRT bir kahramanlık göstererek Sløborn’u alsa, yayınlasa ve ahaliyi şöyle iyice korkutsa; belki de sonuçta aşıyı bulmuş kadar faydalı bir iş yapmış olur. Büyük ihtimal, kimse maske takmadan adım atmaz dışarı. Ak...
Adı çok önemli bir kuruma sahibiz: Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu… 2016 yılında yasası çıkıp, çalışmaya başlamasına karşın, insanların adını duyduğunu, bildiğini ve hak aramak için kapısını sıkça çaldığını sanmıyorum. Nitekim geçen yıl 1.107 başvuru yapılmış yalnızca. Bu yılın ilk 6 ayında da, sayı 600’ü geçmemiş. Oysa neredeyse her gün çok daha fazla insan hakkı ihlali ve eşitsizlik nişanesi olay yaşanmakta yurdumda! Gözüme ilişti geçen gün. TİHEK, “hukuk, siyasal, işletme, iktisat, sosyoloji, psikoloji ve elbette ilahiyat” alanlarında çalışacak 17 uzman yardımcısı alacakmış. Merak ettim haliyle. Şu an kaç kişi çalışır, kaç para alır, ne iş yapar TİHEK’te? Bir olay ve karar Kurumun internet sitesinde yayınlanan 2019/55 Sayılı son kararına göre, yapılan başvuru ve sonucu şöyle: “I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Adalet Bakanlığı’nda A… Adliyesi İcra Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken A… İcra Müdür Yardımcılığına ataması yapı...
Yorumlar
Yorum Gönder